İncelediğim kaynaklar da ilköğretimin farklı tanımlarının olduğunu gördüm. Fakat yapılan her tanım da değişmeyen kriterlerin olduğunu öğrendim. Bunlar; 8 yıllık olması, zorunlu olması, 6-14 yaş arasını kapsıyor olmasıdır. Bunlardan yola çıkarak söyle bir ilköğretim tanımı yaptım;
Kız ve erkek öğrencilerin 8 yıl zorunlu olarak, 6-14 yaş aralığını kapsayan , temel bilgilerin öğretildiği, okuma- yazmanın öğretildiği, eğitim de çocuk için çok kritik bir dönemdir.
İlköğretim ; kendimize ,çevremize, vatanımıza, insanlığa yararlı olmanın nasıl olacağı konusunda eğitim ... devamını oku.
1980'li yıllarda Berlin şehrinde ev arıyoruz o günlerde Berlin, Batı Berlin - Doğu Berlin gerçi hiçbir Alınan bu ayrılmışlığı o günlerde kabul etmiyordu. Almanya'nın asıl başkentinin de Berlin olduğunu söylüyorlardı. İşte o etrafı duvarlarla çevrilmiş Doğu Almanya sınırlan içerisinde adeta bir ada görünümündeki Berlin'de ev arıyoruz. Utanç duvarına yakın kiralık bir ev bulduk. Avlu içerisinde kırk, elli daire var. Dikkatimizi çeken dairelerde tuvalet yok. Ancak üç ... devamını oku.
İnsan ilişkilerinin temelidir iletişim. Bireyler iletişim becerisi ile ilişki kurarlar, kendilerini ifade ederler. Toplumumuzda ne yazık ki iletişim açısından bir çok sıkıntı mevcuttur. Bunları tek tek saymak uzun zaman alır.
İletişimde en çok karşılaşılan sıkıntılardan birisi "yapma" ifadesidir. Evde çocuğunuz televizyonu çok yakından izler ve siz ona "Yakından izleme." dersiniz. Sizin için aslında bu "Yakından izleme. Televizyona uzak bir yere otur ve oradan izle. Yoksa gözlerin bozulur." demektir. Ancak sizin için bunları ifade eden ... devamını oku.
Beyninizi Uyandırın
Uyuyan beyninizi uyandırın.Beyin nasıl uyandırılır?
Beynin uyanma zamanı gelmedi mi?
Daha etkili düşünmek için, daha etkili öğrenmek için beynimizi uyandırmak zorundayız.
Biz beynimizin yaklaşık % 1 ini ya da daha azını kullanmaktayız.
Peki geri kalan kısım kullanılmıyor mu?
Kullanılmıyorsa bunu kullanmanın yolları nelerdir....?
Beyin potansiyelinin neden bu kadar azının kullanılmasının temel sebeplerinin başında,
beynin nasıl çalıştığının, yakın zamanlara kadar bilinmemesi geliyor.
Zihinsel yeteneğimizi kullanmakta karşılaştığımız bir çok sorun,beynin temel kapasitesinin
eksikliğinden değil ,onun potansiyeli ve nasıl kullanılacağı konusunda yetersiz bilgiden
kaynaklanmaktadır.
Beyin geliştirmenin ... devamını oku.
Her 100 çocuktan en az ikisinin üstün yeteneklere ve hünerlere sahip oldugu bilinmektedir. Eflatun, bu çocuklari "Altin Çocuklar" diye adlandirir.
Üstün yetenekli çocuklarin en önemli özelligi, ögrenme hizlaridir. Bu tür çocuklar, digerlerine göre daha erken yasta konusma, okuma ve yazmayi ögrenirler. Doymak bilmez meraklariyla sürekli yeni seyler ögrenme azmi tasirlar. Eger anne babalari, ögretmenleri ve arkadaslari, bu çocuklara gerekli ilgiyi gösterir, sabirla onlari dinler ve motive ederlerse, ruhi krizlere düsmeden kendilerinden beklenen performansi gösterirler. ... devamını oku.